Murat Gökçekaya

Kadınlar güvende olmaz ve kendini güçlü hissetmezse, o kente “insan dostu kent” diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Acaba Çiğli’nin karnesi iyi mi? Kadınlarımız güvende mi? Kadınlar her alanda destek alarak güçleniyor mu? Hayır!

Biz, girişimcilikten etkinleşmeye, hayatın içinde eşitlenmekten korunmaya kadar her alanda kadınlarımıza destek vereceğiz. İş imkânını zenginleştireceğiz. Dezavantajlı ortamların kadınlarımızı kuşatmasına izin vermeyeceğiz. Bu alanda mağdur edilmiş olanların sosyal, hukukî ve ekonomik ihtiyaçlarına çözüm üreteceğiz.

Artık kadın eli değmeyen bir proje, bir karar, bir uygulama kalmayacak! Çünkü kadın eli değen şehir olmaya kararlıyız. Kadınlar artık sadece söz hakkı verilen değil, her konuda sözleşmenin bir tarafı olacaklar. Kentin mührü kadınlarda olacak!

Bütün tesislerimizde, merkezlerimizde, sosyal yaşam ünitelerimizde bir “Kadın Eli Odası” olacak. Kadınlarımız her ortamda toplantı yapabilecekleri bir odaya sahip olacaklar. Kentin kaderinde elleri olacak. Projeler kadın eli değmeden uygulanmayacak. Fikirler kadın eli değmeden paylaşılmayacak. Kadın eli değmemiş hiçbir ödüle talip olunmayacak.

Artık girişimdeki kadın eli, sanattaki kadın eli, yerel yönetimlerdeki kadın eli, sosyal yardımlardaki kadın eli ile buluşarak daha da güçleneceğiz.

Kadınlarımızın ikinci en büyük ihtiyacı “Kent Güvenliği”dir. Özgürce yaşamak, kentin tüm zamanlarında ailece, sosyal hayatın içinde olmak istiyorlar. Şiddet, risk, suç şartlarından uzak tutulmak istiyor kadın. Onu şiddet, risk ve suç kuşatmaya kalktığında, önce devletimize sığınacak ancak belediyeyi de moral destek olarak, eğitim olarak ve sahiplenme olarak yanında görecek.

Kentin her sokağını aydın tutmak, kamera sistemiyle güvenlik şeridi oluşturmak, resmî kurumlarla beraber güvenlik ağını güçlendirmek bizim de sorumluluğumuzda olacak. Tabiî ki yasal mevzuat gereği devletimizin, yerel yönetimlerin, büyükşehir belediyesinin sorumluluğu içinde olan konular var. Biz hepsine riayet edeceğiz ancak el birliğiyle kadınlar için güvenli kent olmak noktasında maksimum duyarlılık ve dikkati göstereceğiz.

Bunca çabamıza rağmen şiddete uğramış, risk alanlarında dezavantajlı hallere düşmüş kardeşlerimiz için devlet kurumlarıyla iş birliği yaparak kadın sığınma evleri veya hukukî süreçlerde yasal çerçevenin izin verdiği her konuda desteğimiz ve katkımız olacak.

Kadınlarımızın ikinci en önemli ihtiyaçları, “ev ekonomisine katkı” ihtiyacıdır. Kuşkusuz kadınlarımızın istihdamdaki yeri her geçen gün artıyor.

Özellikle boşanmış, evini kendisi geçindirmek durumunda olan kadınlar için iş ve ev ekonomisine destek, “oksijen” gibidir. Çok hayatî bir değeri var bunun. Biz de elimizden ne geliyorsa yapacağız. Peki, ne yapacağız?

Kadınların iş hayatına yönelik tüm süreçlerinde rehberlik yapacak, kurumlar arasında koordinasyon için çalışacağız. Özellikle kadınların ekonomik hayatın parçası olayım derken çocuklarına zaman ayıramayacakları, şehrin trafiğinde zaman kaybettikleri yan etkilere düşmemeleri için kolaylaştırıcı ve destekleyici hizmetler vereceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir